Yararları kadar zararları da var
Yağ oranı düşük balık, iyi kalite protein kaynağı yumurta ve antioksidan deposu kahveyi tüketirken zararlarını göz ardı etmemeliyiz
BALIK
Yağ oranı düşük olan balık hayvansal proteinin önemli bir kaynağıdır. Balık yüksek kaliteli protein, omega 3, omega 6, vitamin ve mineral içermesi açısından besin değeri yüksek bir besindir. Kalp sağlığı üzerine koruyucu etki göstererek, kötü huylu kolesterolün azalmasını, iyi huylu kolesterolün artmasını sağlayan, bu sayede kan damarlarının tıkanmasını önleyerek dolaşımın akışkanlığını devam ettiren omega 3 yağ asitleri yönünden zengin olan balığın bu etkileri konuyla ilgili çok sayıdaki araştırmayla da desteklenmektedir.
Omega 3 yağ asitlerinin sağlık üzerine bir diğer etkisi kansere karşı koruyucu kalkan işlevi görmesidir. Özellikle göğüs, prostat ve kolon kanserinde omega 3′ün yararlı olduğu bilinmektedir. Balığın özellikle çocuklarda zekâyı geliştirici özelliği vardır. Düzenli olarak omega-3 bakımından zengin besinler tüketenlerde beyin yaşlanması daha da yavaşlar.
Peki balığın vücuda verebileceği zararlar olabilir mi? Evet, maalesef günümüzde çevresel kirlenmeler nedeniyle yediğimiz balıklar da beyin hasarına neden olan cıva ve “poliklorine bifeniller” (PCBs) ile kirlenmiş durumdadır. Özellikle çocukların, doğurganlık çağındaki kadınların, gebe ve emziklilerin ağır bir metal olan civayı almaları, beyin gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği için, yüksek cıva içeren balık tüketimlerini kısıtlamaları gerekir. Bu nedenle kılıçbalığı, kiremitbalığı, uskumru gibi cıva ile kirlenme oranı yüksek olan balıklar tüketim açısından tercih edilmemelidir.
KAHVE
Son çalışmalarda kahvenin siroza ve diyabete karşı koruduğu görüşü yer almaktadır. Yine çalışmalarda kahvenin en genel antioksidan kaynağı olduğu, mutasyona uğramış gen taşıyan bireylerin meme kanseri risklerini azalttığı bulunmuştur. Hafızayı artırabileceği kanıtlanmıştır.
Kahve tüketimi düşük riskini artırabileceği için hamileyken kahve tüketilmemelidir. Kafein uykusuzluğa, mide ekşimesine ve reflüye neden olabilir. Eğer kahve tüketmeyi seviyorsanız, günlük maksimum 4 fincanla sınırlandırın; ancak eğer kafeinle ilgili problemli genlere sahipseniz günlük 1 fincanı geçmeyin.
YUMURTA
Yumurta iyi kalite protein kaynağı olan, yapısında kolin (özellikle hafıza kaybına karşı koruyucu etkisi bulunur), lutein ve zeaksantin (gözü katarakt ve maküler dejenerasyona karşı koruyan karotenoidlerdir) gibi esansiyel aminoasitleri içeren önemli bir besindir. Ancak orta boy bir yumurtada ise 187 mg kolesterol bulunur. Önerilerde herhangi bir hastalığı bulunmayan bireylere günlük olarak kolesterol takibini yaptıkları sürece 1 adet yumurta tüketebilecekleri; ancak önemli hastalığa sahip olanların, kalp hastalıklarının oluşmasını engellemek için tükettikleri yumurtayı haftada bire düşürmeleri gerektiği belirtilmektedir.
Tags: a vitamini, B vitamini, B1 Vitamini, B12 vitamini, B2 Vitamini, B3 Vitamini, B5 Vitamini, B6 vitamini, D vitamini, E vitamini, Fosfor, K Vitamini, Kalsiyum, Sağlıklı Yaşam
18 Ocak 2009 Pazar
17 Ocak 2009 Cumartesi
Güveyfeneri (gelinfeneri)
Güveyfeneri (gelinfeneri) : Patlıcangillerden; kireçli topraklarda yetişen bir çeşit bitkidir. Çiçekleri pembe-beyazdır. Yemişleri kiraza benzer. Terkibinde C vitamini vardır. Lezzeti acımtıraktır. Meyveleri Eylül - Ekim aylarında toplanıp, kurutulur.
Faydası : İdrar ve ter söktürür. Karında toplanan suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Sarılıkta da faydalıdır.
Faydası : İdrar ve ter söktürür. Karında toplanan suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Sarılıkta da faydalıdır.
Kombu Çayının Faydaları ve Yapılışı
Kombu Çayı Yapmak İçin Tarif
1) Üç litre temiz suyu (klorsuz doğal kaynak suyu olursa daha iyi olur) paslanmaz çelik ya da cam tencerede kaynatınız. (Asla alüminyum kap kullanmayınız, zira alüminyum zehirli maddeler içermektedir.)
2) Su kaynamaya başladıktan sonra içine 1/4 litre (1,5 su bardağı) beyaz toz şeker katıp beş dakika daha kaynatınız.
3) Ocağı kapatıp, on poşet siyah çayı suya ekleyiniz. (Alışılmış lipton poşet çayı işe yarayacaktır. Ayrıca koyacağınız 4 poşet şeftali aromalı çay ise çok hoş bir koku verir.)
4) Çayı 15 dakika demlemeye bıraktıktan sonra içindeki çay poşetlerini alınız ve karışımı oda sıcaklığına gelinceye kadar bırakınız.
5) Çayı çok temiz, geniş ağızlı bir cam kavonoza, Borcam cam kaseye yada Pyreks cam kaseye (kurşunlu kristal cam olmamalı) boşatınız. Not: Mantarın yayılabileceği yüzey ne kadar geniş olursa, çay o kadar süratle fermante olur.
6) Bir önceki hafta hazırlamış olduğunuz fermante edilmiş çaydan az miktarda bu karışıma ekleyebilirsiniz. Bu fermantasyon işlemini hızladıracaktır. Asit de mantarın yüzeyde yüzmesini sağlayacaktır. Bu gerekli değildir, fakat tavsiye edilmektedir.
7) Mantarınızı serin suyla ve temiz ellerinizle hafifçe yıkayınız ve çayın üzerine yerleştiriniz
8) Her zaman mantarın daha açık renkli olan kısmının yukarı doğru bakmasına dikkat ediniz. Bazen mantar kavanozun dibine çökecektir. Yukarıya doğru genellikle kendi kendine çıkar. Bu işlem birgün içinde gerçekleşmezse temiz ellerinizle mantarın tersyüz olup olmadığına bakınız ve tekrar yüzeye yerleştiriniz.
9) Kabı bir tülbent veya örtüyle örtünüz ve çevresine lastik geçiriniz.
10) Kavanozu oda sıcaklığında bırakınız ki, ne çok sıcak ne çok soğuk olmasın. Endirekt ışık olabilir fakat gerekli değildir. Direkt güneş ışığı zarar vericidir. Fermantasyonun ve oluşumun gözlenebilmesi için gerekli ısı 19-29 derece (celcius)’ dur. Ortalama 23 derece (celcius) gerekli ortamı sağlayacaktır.
11) Tat tercihinize göre çayı 4-8 gün fermantasyona bırakınız. 4 günlük fermantasyon sonrası çayın tadı üzüm şırası gibi olur, birkaç gün sonra da biraya ya da hafif şampanya ya benzer 8 günlük fermantasyon sonrası ise bu içecegin tadı sirkeye döner ve daha güçlü tıbbi özellikler kazanır; ev sirkesi olarak ya da antiseptik gargara olarak da kullanılabilir.
Ekstra Mantarlarla Ne Yapmalı? Mantarlar, bedelsiz olarak dağıtabileceğiniz güzel birer hediyedir. İnsanlar, bu kadar farkedilebilen sonuçlara ulaşınca minnet dolu olurlar. Bazı insanlar bunu yiyor ve daha başarılı sonuç elde ettiklerini iddia ediyorlar. Bu mantar, çok kaliteli protein ve B komleks vitaminleriyle doludur.Tadı salamura edilmiş mantar gibidir. Tadı biraz serttir ve pişrmekle yoğunluğu hafifletilmez. Köpekler bazende kediler bunu yemeye bayılırlar. Bazılarının bunu tavuklarına verdiklerini duydum. Ekstra mantarlardan harika gübre yapılır. Aynı zamanda blenderdan geçirip, cilt bakımı için kullanabilir ya da derideki bir yaralanmanın üzerine uygulayabilirsiniz.
Mantar Nasıl Yetiştirilir? Fermante edilmiş çayınızdan bir miktar kavanoza boşaltıp ağzını bir kumaş ile örterseniz bir hafta içinde yeni mantarınız oluşacaktır. Tekrar edelim; bulunduğu ortam ne sıcak ne soğuk olmamalı, sadece hafif ılık olmalıdır. Yeni mantar, önce çayın yüzeyinde bir film kalınlığında olacaktır. Zamanla tamamen olgun bir mantar oluşana kadar kalınlaşacaktır. Yine, kavanozunuzun ağzını çapı kadar çapa sahip olacaktır. Şimdiye kadar varil büyüklüğünde bir kavanozda yetiştirdiğim en büyük mantar yaklaşık 45 cm. çapında ve 10 cm.kalınlığında idi. Onunla bir seferde üç varil içecek yapabiliyordum.
Kombu Çayını Nasıl İçmeli? Kombu çayını (mantar toniğini ) en iyi içme şekli sabahları aç karnına içmektir. En iyi sonuçlar yarım bardak tonik ile yarım bardak taze sıkılmış portakal suyunun karıştırılıp içilmesi ile alınır. Nefis bir kahvaltı içeceği olur. Bu şekilde tadı çok lezzetlenir. Olduğu gibi sadece kendisini içebilir yada az miktarda limon suyu ekleyebilirsiniz. Çok güzel bir öğleden sonra aperatifi olarak ya da spor sonrası susandığı zaman içilebilecek bir içecektir. Yemeklerden önce bir miktar sindirimi kolaylaştırması açısından alınabilir. Önce günde yarım bardak ile başlayabilir ve zaman geçtikçe dozu arttırabilirsiniz.
Kombu Çayının Faydaları
* Ömrü uzatır.
* Tüm salgı bezlerini ve hormon savunmasını uyarır.
* Vücutta sağlıklı bir pH dengesi sağlar.
* Vücuttaki atık madde ve zehirli maddelerin suda çözülebilir hale gelerek atılmasını sağlar
* Kan dolaşımını hızlandırır.
* Metabolizmayı uyarır.
* Kalp atış ritmini düzenler.
* Kanı temizler.
* Sinir sistemini düzenler.
* Yüksek tansiyonu düşürür, huzursuzluğu yatıştırır.
* Sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar ve mide düzensizliklerini giderir.
* Astımı tedavi eder, astım krizlerini giderir.
* Kan şekeri seviyesini sabitleyerek, şeker hastalığını tedavi eder.
* Alerjileri hafifletir ve zamanla giderir.
* Sertleşmiş karaciğeri yumuşatır ve yeniler.
* Böbrek faliyetlerini geliştirir.
* Kanseri önler ve tedavi eder.
* Antioksidant nedeniyle oluşan radyasyona karşı koruyup serbest radikallerle savaşır.
* Hücre duvarının yeniden oluşumunu sağlar.
* Doku sertleşmesini (multiple scloris; MS) tedavi eder.
* Damar sertliğini (arterioscloresis) tedavi eder.
* Elastikiyet sağlar ve gevşek eklemleri kuvvetlendirir.
* Mafsal iltihabı (arthritis) ve romatizmaya iyi gelir.
* Gut hastalığına iyi gelir.
* Böbrekteki ve idrardaki kumu döker, safra kesesi taşlarını düşürür.
* Vücuttaki ürik asit ve kolesterolü suda erir hale getirerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.
* Peklik (kabızlık) problemini giderir.
* Hemoroidi tedavi eder.
* Yorgunluk bitkinlik ve sinirliliği giderir.
* Herpes virüsünün soğuk algınlığı ağrılarını ve uçuk oluşturmasını engeller.
* Siğil ve Dysplastik lekeleri yok eder.
* Anjine çare olur.
* Epstein-Barr virüsüne dayanan kronik yorgunluk hissini tedavi eder, öpüşme hastalığı (mononucleosis) iltihaplanmasını iyileştirir.
* Kan sayımını normalize eder.
* Akciğerlerdeki bronşiti, öksürük ve balgamı gideririr.
* Bademcikleri tedavi eder (sirkeleşmiş çay, gargara şeklinde kullanılabilir).
* Kan damarlarını genişleterek ve kardiak kasını uyararak kalp problemlerini giderir.
* Adale ağrılarını giderir.
* Baş ağrılarını yok eder.
* Uykusuzluğu giderir.
* Mikrobik ishali durdurur.
* Koliti tedavi eder.
* Koruyucu bağırsak mikroplarını sağlayan sağlıklı bakteriler ve kolon oluşturur.
* Saç uzamasına yardım eder, kelliği engeller, gri saçın rengini koyulaştırır.
* Görüşü kuvvetlendirir.
* Korneada oluşan formasyonları ve kataraktı giderir.
* Vücut ağırlığını düzenler, yağları yok eder.
* Susuzluğu giderir ve egzersiz sırasındaki performansı artırır.
* Mantar türü enfeksiyonlara (candida gibi) karşı savaşır.
* Kapsamındaki antivirütik ve antibiyotik özellikler sayesinde iltihabi durumları yok eder.
* Cinsel potansiyeli canlandırır.
* Menapoz rahatsızlıklarını düzene sokar.
* Deri üzerindeki yaraları tedavi eder.
* Ciltteki kırışıklıkları, çilleri ve kahverengi lekeleri yok eder.
* Deri nemlendiricisi görevi görür, (Kombu çayı içilerek kullanırken cilde faydalı ise de, deri dışından tatbik edildiğinde de çok etkilidir. Fazla mantarlar blenderdan geçirilerek harika bir cilt bakım kremi elde edilmiş olur.)
* Deriye spreyle ya da sürülerek uygulandığında antibakteriyel asit tabakası görevi görür.
* Sirke formundaki çay, sivrisinek ve pire ısırıklarından, egzamadan ve zehirli bitki dikenlerinden dolayı oluşan kabartıları yumuşatıp rahatlatır. Sirke formundaki çay, saçlar şampuanladıktan sonra durulama suyu ile kullanılırsa çok güzel parlak saçlar oluşur ve saç telleri kalınlaşır. Çay sirke sertliğine geldiği zaman içmek için kuvvetli gelebilir, o zaman bir kavanoza biberiye (rosermary), sarımsak, adaçayı ve acıbiber gibi baharatla birlikte hoş bir salata sirkesi hazırlanır. Sirkeleşmiş çayı cam porselen ve plastik yüzeylerin temizliğinde de oldukça etkilidir. Mexico’da bazı annelerin bana söylediklerine göre, bebekleri ateşlendiğin+A91de, salgı bezleri şiştiğinde veya pişik olduklarında, mantarın kendisini bebeğin bezinin (pedinin) içine koyuyorlarmış. Kombucha T-hücreleri seviyesini yükselttiği ve vücudun bağışıklık sistemine destek olduğu için son zamanlarda HIV virüsü ve AIDS ‘liler arasında da çok popüler olmuştur. Kombucha kullanımı sayesinde AIDS’den kurtulmuş birisini henüz
belgeleyemediysek de, Kombucha kullanımının enerji seviyesini yükselttiği, tende ve cilt renginde bir gelişme durumlarının oluştuğu konusunda raporlar vardır. Listelediklerim, benim şahsi olarak gerçekleştirdiğim, bir çok belgelendirme çalışmalarımın sonucunda gerçekten gelişme ve iyiyleşme gözlediğim vakalar sonrası ortaya çıkmıştır. Herkesin vücut kimyası birbirinden biraz farklıdır dolayısı ile sonuçlar kişiden kişiye değişmektedir.Yıllardır gerçekleştirmekte olduğum çalışma ve araştırmalarım sonrasında şunu söyleyebilirim ki şimdiye dek mantar çayı kullanımının tersi etkisine rastlamadım ve ayrıca çayın sadık ve tutarlı kullanımından sonra da iyileşmeyen hastalık görmedim. Eger siz kullandıktan sonra ters bir etki ya da etkisizlik gözlerseniz lütfen bizi haberdar ediniz. Bir kadının durumu vardı ki kanserin son noktasındaydı ve birkaç haftalık ömrü kalmiştı. Ailesi son çare olarak tedavisi için bana geldi ve kendisine içmesi için Kombu çayı verdim. Kadın çayı içmeye başlar başlamaz kendisini daha iyi hissetmeye başladı. Her ne kadar kanser çok ilerlemiş olduğu için birkaç hafta sonra öldüyse de ailesi yine de
teşekkür etmeye geldi çünkü o, kendisini son günlerde çok daha iyi hissetmişti. Kombu Çayı kullanmaya başlayan bir insan, vücudunda zehirli (toksik) madde fazlaysa vücut, balgamları, zehirli ve ölü hücreleri atarken için için, bir rahatsızlık hisseder. Bu şeyler vücudu terk ederken ve detoksifikasyon (zehirden temizleme) başlarken kişi, bağırsaklarının yumuşadığını, nefesinin kötü koktuğunu ve midesinin hafiften bulandığını hissetmektedir.
1) Üç litre temiz suyu (klorsuz doğal kaynak suyu olursa daha iyi olur) paslanmaz çelik ya da cam tencerede kaynatınız. (Asla alüminyum kap kullanmayınız, zira alüminyum zehirli maddeler içermektedir.)
2) Su kaynamaya başladıktan sonra içine 1/4 litre (1,5 su bardağı) beyaz toz şeker katıp beş dakika daha kaynatınız.
3) Ocağı kapatıp, on poşet siyah çayı suya ekleyiniz. (Alışılmış lipton poşet çayı işe yarayacaktır. Ayrıca koyacağınız 4 poşet şeftali aromalı çay ise çok hoş bir koku verir.)
4) Çayı 15 dakika demlemeye bıraktıktan sonra içindeki çay poşetlerini alınız ve karışımı oda sıcaklığına gelinceye kadar bırakınız.
5) Çayı çok temiz, geniş ağızlı bir cam kavonoza, Borcam cam kaseye yada Pyreks cam kaseye (kurşunlu kristal cam olmamalı) boşatınız. Not: Mantarın yayılabileceği yüzey ne kadar geniş olursa, çay o kadar süratle fermante olur.
6) Bir önceki hafta hazırlamış olduğunuz fermante edilmiş çaydan az miktarda bu karışıma ekleyebilirsiniz. Bu fermantasyon işlemini hızladıracaktır. Asit de mantarın yüzeyde yüzmesini sağlayacaktır. Bu gerekli değildir, fakat tavsiye edilmektedir.
7) Mantarınızı serin suyla ve temiz ellerinizle hafifçe yıkayınız ve çayın üzerine yerleştiriniz
8) Her zaman mantarın daha açık renkli olan kısmının yukarı doğru bakmasına dikkat ediniz. Bazen mantar kavanozun dibine çökecektir. Yukarıya doğru genellikle kendi kendine çıkar. Bu işlem birgün içinde gerçekleşmezse temiz ellerinizle mantarın tersyüz olup olmadığına bakınız ve tekrar yüzeye yerleştiriniz.
9) Kabı bir tülbent veya örtüyle örtünüz ve çevresine lastik geçiriniz.
10) Kavanozu oda sıcaklığında bırakınız ki, ne çok sıcak ne çok soğuk olmasın. Endirekt ışık olabilir fakat gerekli değildir. Direkt güneş ışığı zarar vericidir. Fermantasyonun ve oluşumun gözlenebilmesi için gerekli ısı 19-29 derece (celcius)’ dur. Ortalama 23 derece (celcius) gerekli ortamı sağlayacaktır.
11) Tat tercihinize göre çayı 4-8 gün fermantasyona bırakınız. 4 günlük fermantasyon sonrası çayın tadı üzüm şırası gibi olur, birkaç gün sonra da biraya ya da hafif şampanya ya benzer 8 günlük fermantasyon sonrası ise bu içecegin tadı sirkeye döner ve daha güçlü tıbbi özellikler kazanır; ev sirkesi olarak ya da antiseptik gargara olarak da kullanılabilir.
Ekstra Mantarlarla Ne Yapmalı? Mantarlar, bedelsiz olarak dağıtabileceğiniz güzel birer hediyedir. İnsanlar, bu kadar farkedilebilen sonuçlara ulaşınca minnet dolu olurlar. Bazı insanlar bunu yiyor ve daha başarılı sonuç elde ettiklerini iddia ediyorlar. Bu mantar, çok kaliteli protein ve B komleks vitaminleriyle doludur.Tadı salamura edilmiş mantar gibidir. Tadı biraz serttir ve pişrmekle yoğunluğu hafifletilmez. Köpekler bazende kediler bunu yemeye bayılırlar. Bazılarının bunu tavuklarına verdiklerini duydum. Ekstra mantarlardan harika gübre yapılır. Aynı zamanda blenderdan geçirip, cilt bakımı için kullanabilir ya da derideki bir yaralanmanın üzerine uygulayabilirsiniz.
Mantar Nasıl Yetiştirilir? Fermante edilmiş çayınızdan bir miktar kavanoza boşaltıp ağzını bir kumaş ile örterseniz bir hafta içinde yeni mantarınız oluşacaktır. Tekrar edelim; bulunduğu ortam ne sıcak ne soğuk olmamalı, sadece hafif ılık olmalıdır. Yeni mantar, önce çayın yüzeyinde bir film kalınlığında olacaktır. Zamanla tamamen olgun bir mantar oluşana kadar kalınlaşacaktır. Yine, kavanozunuzun ağzını çapı kadar çapa sahip olacaktır. Şimdiye kadar varil büyüklüğünde bir kavanozda yetiştirdiğim en büyük mantar yaklaşık 45 cm. çapında ve 10 cm.kalınlığında idi. Onunla bir seferde üç varil içecek yapabiliyordum.
Kombu Çayını Nasıl İçmeli? Kombu çayını (mantar toniğini ) en iyi içme şekli sabahları aç karnına içmektir. En iyi sonuçlar yarım bardak tonik ile yarım bardak taze sıkılmış portakal suyunun karıştırılıp içilmesi ile alınır. Nefis bir kahvaltı içeceği olur. Bu şekilde tadı çok lezzetlenir. Olduğu gibi sadece kendisini içebilir yada az miktarda limon suyu ekleyebilirsiniz. Çok güzel bir öğleden sonra aperatifi olarak ya da spor sonrası susandığı zaman içilebilecek bir içecektir. Yemeklerden önce bir miktar sindirimi kolaylaştırması açısından alınabilir. Önce günde yarım bardak ile başlayabilir ve zaman geçtikçe dozu arttırabilirsiniz.
Kombu Çayının Faydaları
* Ömrü uzatır.
* Tüm salgı bezlerini ve hormon savunmasını uyarır.
* Vücutta sağlıklı bir pH dengesi sağlar.
* Vücuttaki atık madde ve zehirli maddelerin suda çözülebilir hale gelerek atılmasını sağlar
* Kan dolaşımını hızlandırır.
* Metabolizmayı uyarır.
* Kalp atış ritmini düzenler.
* Kanı temizler.
* Sinir sistemini düzenler.
* Yüksek tansiyonu düşürür, huzursuzluğu yatıştırır.
* Sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlar ve mide düzensizliklerini giderir.
* Astımı tedavi eder, astım krizlerini giderir.
* Kan şekeri seviyesini sabitleyerek, şeker hastalığını tedavi eder.
* Alerjileri hafifletir ve zamanla giderir.
* Sertleşmiş karaciğeri yumuşatır ve yeniler.
* Böbrek faliyetlerini geliştirir.
* Kanseri önler ve tedavi eder.
* Antioksidant nedeniyle oluşan radyasyona karşı koruyup serbest radikallerle savaşır.
* Hücre duvarının yeniden oluşumunu sağlar.
* Doku sertleşmesini (multiple scloris; MS) tedavi eder.
* Damar sertliğini (arterioscloresis) tedavi eder.
* Elastikiyet sağlar ve gevşek eklemleri kuvvetlendirir.
* Mafsal iltihabı (arthritis) ve romatizmaya iyi gelir.
* Gut hastalığına iyi gelir.
* Böbrekteki ve idrardaki kumu döker, safra kesesi taşlarını düşürür.
* Vücuttaki ürik asit ve kolesterolü suda erir hale getirerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.
* Peklik (kabızlık) problemini giderir.
* Hemoroidi tedavi eder.
* Yorgunluk bitkinlik ve sinirliliği giderir.
* Herpes virüsünün soğuk algınlığı ağrılarını ve uçuk oluşturmasını engeller.
* Siğil ve Dysplastik lekeleri yok eder.
* Anjine çare olur.
* Epstein-Barr virüsüne dayanan kronik yorgunluk hissini tedavi eder, öpüşme hastalığı (mononucleosis) iltihaplanmasını iyileştirir.
* Kan sayımını normalize eder.
* Akciğerlerdeki bronşiti, öksürük ve balgamı gideririr.
* Bademcikleri tedavi eder (sirkeleşmiş çay, gargara şeklinde kullanılabilir).
* Kan damarlarını genişleterek ve kardiak kasını uyararak kalp problemlerini giderir.
* Adale ağrılarını giderir.
* Baş ağrılarını yok eder.
* Uykusuzluğu giderir.
* Mikrobik ishali durdurur.
* Koliti tedavi eder.
* Koruyucu bağırsak mikroplarını sağlayan sağlıklı bakteriler ve kolon oluşturur.
* Saç uzamasına yardım eder, kelliği engeller, gri saçın rengini koyulaştırır.
* Görüşü kuvvetlendirir.
* Korneada oluşan formasyonları ve kataraktı giderir.
* Vücut ağırlığını düzenler, yağları yok eder.
* Susuzluğu giderir ve egzersiz sırasındaki performansı artırır.
* Mantar türü enfeksiyonlara (candida gibi) karşı savaşır.
* Kapsamındaki antivirütik ve antibiyotik özellikler sayesinde iltihabi durumları yok eder.
* Cinsel potansiyeli canlandırır.
* Menapoz rahatsızlıklarını düzene sokar.
* Deri üzerindeki yaraları tedavi eder.
* Ciltteki kırışıklıkları, çilleri ve kahverengi lekeleri yok eder.
* Deri nemlendiricisi görevi görür, (Kombu çayı içilerek kullanırken cilde faydalı ise de, deri dışından tatbik edildiğinde de çok etkilidir. Fazla mantarlar blenderdan geçirilerek harika bir cilt bakım kremi elde edilmiş olur.)
* Deriye spreyle ya da sürülerek uygulandığında antibakteriyel asit tabakası görevi görür.
* Sirke formundaki çay, sivrisinek ve pire ısırıklarından, egzamadan ve zehirli bitki dikenlerinden dolayı oluşan kabartıları yumuşatıp rahatlatır. Sirke formundaki çay, saçlar şampuanladıktan sonra durulama suyu ile kullanılırsa çok güzel parlak saçlar oluşur ve saç telleri kalınlaşır. Çay sirke sertliğine geldiği zaman içmek için kuvvetli gelebilir, o zaman bir kavanoza biberiye (rosermary), sarımsak, adaçayı ve acıbiber gibi baharatla birlikte hoş bir salata sirkesi hazırlanır. Sirkeleşmiş çayı cam porselen ve plastik yüzeylerin temizliğinde de oldukça etkilidir. Mexico’da bazı annelerin bana söylediklerine göre, bebekleri ateşlendiğin+A91de, salgı bezleri şiştiğinde veya pişik olduklarında, mantarın kendisini bebeğin bezinin (pedinin) içine koyuyorlarmış. Kombucha T-hücreleri seviyesini yükselttiği ve vücudun bağışıklık sistemine destek olduğu için son zamanlarda HIV virüsü ve AIDS ‘liler arasında da çok popüler olmuştur. Kombucha kullanımı sayesinde AIDS’den kurtulmuş birisini henüz
belgeleyemediysek de, Kombucha kullanımının enerji seviyesini yükselttiği, tende ve cilt renginde bir gelişme durumlarının oluştuğu konusunda raporlar vardır. Listelediklerim, benim şahsi olarak gerçekleştirdiğim, bir çok belgelendirme çalışmalarımın sonucunda gerçekten gelişme ve iyiyleşme gözlediğim vakalar sonrası ortaya çıkmıştır. Herkesin vücut kimyası birbirinden biraz farklıdır dolayısı ile sonuçlar kişiden kişiye değişmektedir.Yıllardır gerçekleştirmekte olduğum çalışma ve araştırmalarım sonrasında şunu söyleyebilirim ki şimdiye dek mantar çayı kullanımının tersi etkisine rastlamadım ve ayrıca çayın sadık ve tutarlı kullanımından sonra da iyileşmeyen hastalık görmedim. Eger siz kullandıktan sonra ters bir etki ya da etkisizlik gözlerseniz lütfen bizi haberdar ediniz. Bir kadının durumu vardı ki kanserin son noktasındaydı ve birkaç haftalık ömrü kalmiştı. Ailesi son çare olarak tedavisi için bana geldi ve kendisine içmesi için Kombu çayı verdim. Kadın çayı içmeye başlar başlamaz kendisini daha iyi hissetmeye başladı. Her ne kadar kanser çok ilerlemiş olduğu için birkaç hafta sonra öldüyse de ailesi yine de
teşekkür etmeye geldi çünkü o, kendisini son günlerde çok daha iyi hissetmişti. Kombu Çayı kullanmaya başlayan bir insan, vücudunda zehirli (toksik) madde fazlaysa vücut, balgamları, zehirli ve ölü hücreleri atarken için için, bir rahatsızlık hisseder. Bu şeyler vücudu terk ederken ve detoksifikasyon (zehirden temizleme) başlarken kişi, bağırsaklarının yumuşadığını, nefesinin kötü koktuğunu ve midesinin hafiften bulandığını hissetmektedir.
Kombu çayının sihirli gücü
Kombu çayı uzak doğuluların her evde kullandıkları dogal içecektir.her sabah aç karnına 1su bardağı içilirse bağırsağı temizler bagırsaktaki kötü bakterileri yok eder.kabızlık problemlerini giderir.
Baş ağrısını ve sinizüziti yok eder.astımı astım bronşiti tedavi eder. Tıkalı damarı açar kanı sulandırır.
Kalp atış ritmini düzenler.kanı temizler.şeker hastalığını sabitleyerek yok eder.yüksek tansıyonu düşürür.gözde katarak var ise kataraktı yok eder.kolay kolay hasta olmazsınız.bu yazdıklarım benim aklıma hemen gelenler daha onlarcası var.hatırlayamadığım ailem ilen yaklaşık 20 yıldır kullanıyoruz.en hızlı etkisini gösterdiği hastalık mide rahatsızlığı 1su bardağı içilsin 5 dakika içersinde etkisini gösteriyor.
Baş ağrısını ve sinizüziti yok eder.astımı astım bronşiti tedavi eder. Tıkalı damarı açar kanı sulandırır.
Kalp atış ritmini düzenler.kanı temizler.şeker hastalığını sabitleyerek yok eder.yüksek tansıyonu düşürür.gözde katarak var ise kataraktı yok eder.kolay kolay hasta olmazsınız.bu yazdıklarım benim aklıma hemen gelenler daha onlarcası var.hatırlayamadığım ailem ilen yaklaşık 20 yıldır kullanıyoruz.en hızlı etkisini gösterdiği hastalık mide rahatsızlığı 1su bardağı içilsin 5 dakika içersinde etkisini gösteriyor.
3 Ocak 2009 Cumartesi
IHLAMURUN FAYDALARI
Sağlıktan güzelliğe, gripten bronşite kadar pek çok derde deva olan ıhlamur orta çağlardan bu yana özellikle kış aylarının vaz geçilmez içeceğidir. Ülkemizde Marmara ve Doğu Karadeniz Bölgeleri‘nde bol miktarda yetişen ıhlamurun çiçek, yaprak, kabuk ve ağacıyla fayda sağlayan bir bitki. Hoş kokusunu
söylemeye bile gerek yok. Kurutulmuş ıhlamur yaprakları, çiçekleriyle birlikte kaynatılarak yapılan hoş kokulu içecek sinirleri yatıştırır, bağırsak kurdunu düşürür, bağırsak sancısını giderir, öksürüğü keser, damar tıkanıklığını açar, gribi iyileştirir, hazımsızlığa karşı kullanılır, mide üşütmesini ve uykusuzluğu giderir. Ihlamurun ayrıca idrar söktürücü, terletici, yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı özellikleri vardır. Ihlamur çiçeği balla karıştırılıp içilirse mide ülserine iyi gelir. Kan dolaşımını düzenler…Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, reçine ve enzimler de bulunmaktadır. Mide şikayeti olanlar ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Bunun yanısıra ıhlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de kusma şikayetlerinde etkilidir. Ihlamur kan dolaşımını düzenler. Kabızlıkta da ıhlamurdan yararlanabilirsiniz. Kramplar için de ıhlamurun iyi bir ilaç olduğunu unutmamalısınız. Sabah aç karnına içilmeye devam edilen ıhlamur zayıflamak isteyenlere bu hususta yardımcı olur. Ihlamurun migren için de birebir olduğu bilinir. Fakat önemli bir hatırlatmayı yapmadan geçmeyelim. Herşeyin fazlasının zararlı olduğu gibi ıhlamuru da fazla tüketmeniz kalbinize zarar vereceği için aşırıya kaçmadan dozunda kullanılması yerinde olacaktır.
Strese karşı ıhlamur çayı : Ihlamuru kaynatıp çay haline getirdiekten sonra içine çok az karanfil atarsanız hem güzel bir tat elde etmiş olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.
Grip ve nezleye karşı ıhlamur : ıhlamur üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı hem terlemeyi sağlayarak, hem de vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.
Güzellik için ıhlamur: Göz çapaklanmalarında ıhlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözleriniz kapalı iken gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir.
söylemeye bile gerek yok. Kurutulmuş ıhlamur yaprakları, çiçekleriyle birlikte kaynatılarak yapılan hoş kokulu içecek sinirleri yatıştırır, bağırsak kurdunu düşürür, bağırsak sancısını giderir, öksürüğü keser, damar tıkanıklığını açar, gribi iyileştirir, hazımsızlığa karşı kullanılır, mide üşütmesini ve uykusuzluğu giderir. Ihlamurun ayrıca idrar söktürücü, terletici, yatıştırıcı, göğüs yumuşatıcı özellikleri vardır. Ihlamur çiçeği balla karıştırılıp içilirse mide ülserine iyi gelir. Kan dolaşımını düzenler…Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, reçine ve enzimler de bulunmaktadır. Mide şikayeti olanlar ıhlamuru tek başına kaynatıp içerse hazmı kolaylaştırır. Bunun yanısıra ıhlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene katıp kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de kusma şikayetlerinde etkilidir. Ihlamur kan dolaşımını düzenler. Kabızlıkta da ıhlamurdan yararlanabilirsiniz. Kramplar için de ıhlamurun iyi bir ilaç olduğunu unutmamalısınız. Sabah aç karnına içilmeye devam edilen ıhlamur zayıflamak isteyenlere bu hususta yardımcı olur. Ihlamurun migren için de birebir olduğu bilinir. Fakat önemli bir hatırlatmayı yapmadan geçmeyelim. Herşeyin fazlasının zararlı olduğu gibi ıhlamuru da fazla tüketmeniz kalbinize zarar vereceği için aşırıya kaçmadan dozunda kullanılması yerinde olacaktır.
Strese karşı ıhlamur çayı : Ihlamuru kaynatıp çay haline getirdiekten sonra içine çok az karanfil atarsanız hem güzel bir tat elde etmiş olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.
Grip ve nezleye karşı ıhlamur : ıhlamur üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı hem terlemeyi sağlayarak, hem de vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.
Güzellik için ıhlamur: Göz çapaklanmalarında ıhlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözleriniz kapalı iken gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir.
PAPATYA ÇAYININ YAPILIŞI VE FAYDALARI
Özellikle mide ve bağırsak sorunu olanlar için süper bir tarifimiz var. Papatya çayı ;
PAPATYA ÇAYININ YAPILIŞI : 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek, kaynar su dolu orta boy bir demliğe konur, demlenmeye bırakılır (kaynatılmaz) ve 8-10 dakika demlendikten sonra süzülüp içilir ;
PAPATYA ÇAYININ FAYDALARI ;
* Papatya çayının, Spazm çözücü, gaz gidericidir.
* İltihaplanmaları iyileştirici özelliği vardır.
* Mide hastalıklarına, özellikle ülsere karşı koruyucu etkisi vardır.
* Adetsancılarını gidermekte kullanılır.
* Bağırsakları çalıştırır, kabızlığı önler.
* Romatizma ağrılarını hafifletir.
* Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir.
* Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir.
* Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.
PAPATYA ÇAYININ YAPILIŞI : 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek, kaynar su dolu orta boy bir demliğe konur, demlenmeye bırakılır (kaynatılmaz) ve 8-10 dakika demlendikten sonra süzülüp içilir ;
PAPATYA ÇAYININ FAYDALARI ;
* Papatya çayının, Spazm çözücü, gaz gidericidir.
* İltihaplanmaları iyileştirici özelliği vardır.
* Mide hastalıklarına, özellikle ülsere karşı koruyucu etkisi vardır.
* Adetsancılarını gidermekte kullanılır.
* Bağırsakları çalıştırır, kabızlığı önler.
* Romatizma ağrılarını hafifletir.
* Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir.
* Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir.
* Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.
SİNAMEKİ ÇAYI VE FAYDALARI
Sinameki çayı oldukça faydalı bir çay. Hem de hazırlanması oldukça kolay.
GEREKLİ MALZEMELER : *5 gram sinameki, * 1 su bardağı su * Tatlandırmak için bal,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Sinemei bitkisi, suyun içinde kaynatılır. B al ile tatlandırılır. İhtiyaç duyulan zamanlarda içilebilir.
SİNAMEKİ ÇAYININ FAYDALARI :
* Kalbi kuvvetlendirir.
* evhamı, vesveseyi giderip, ruh halini sakinleştirir.
* Adale kasılmasını giderir.
* Kabızlığa iyi gelir.
* Eklem ağrılarına faydalıdır.
* Derideki kaşıntıyı, uyuz ve sivilce gibi cilt hastalıklarını gideririr.�
* Gut hastalığı için faydalıdır.
* Safrayı izale eder,
* Kanı temizler.
* Saç dökülmesini Saç dökülmesine karşı suyunu saçlara sürmelidir.
ÖNEMLİ UYARI : Mide barsak ve rahim iltihabı olanlar ile hamile ve emzikliler kullanmamalıdır.
GEREKLİ MALZEMELER : *5 gram sinameki, * 1 su bardağı su * Tatlandırmak için bal,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Sinemei bitkisi, suyun içinde kaynatılır. B al ile tatlandırılır. İhtiyaç duyulan zamanlarda içilebilir.
SİNAMEKİ ÇAYININ FAYDALARI :
* Kalbi kuvvetlendirir.
* evhamı, vesveseyi giderip, ruh halini sakinleştirir.
* Adale kasılmasını giderir.
* Kabızlığa iyi gelir.
* Eklem ağrılarına faydalıdır.
* Derideki kaşıntıyı, uyuz ve sivilce gibi cilt hastalıklarını gideririr.�
* Gut hastalığı için faydalıdır.
* Safrayı izale eder,
* Kanı temizler.
* Saç dökülmesini Saç dökülmesine karşı suyunu saçlara sürmelidir.
ÖNEMLİ UYARI : Mide barsak ve rahim iltihabı olanlar ile hamile ve emzikliler kullanmamalıdır.
ANDIZ PEKMEZİ VE ANDIZ ÇAYININ FAYDALARI
Andız; sarı renkli ve acı bir ot olan andız otundan elde edilen, Servigillerden, yapraklarını dökmeyen, meyvesinden pekmez (andız), gövdesinden katran elde edilen, ülkemizde Hatay ve Antalya civarında yetişen, açık tohumlu bir ağaç türü olarak adlandırılıyor.
ANDIZ PEKMEZİNİN FAYDALARI:
Andız pekmezi; bronşit, öksürük, sarılık, kaşıntı, egzama, mide bulantısı, akciğer, karaciğere faydalı bir pekmezdir. Bütün pekmez cinslerinde olduğu gibi kan yapıcıdır ve enerji verir
ANDIZ ÇAYI : İki tutam andız otu kökü, birer tutam dulavrat otu ve şevket otu çaydanlıkta demlenir. Hazırlanan demleme, bal ile tatlandırılarak günde üç bardak içilir.
FAYDALARI : Tıpkı pekmezi gibi andız çayı da; Anjin, bronşit, öksürük, astım, boğmaca gibi hastalıklarda yarar sağlıyor. Hazırlanan karışımlar süzüldükten sonra çay olarak içilebiliyor.
* Andız çayının, deri hastalıklarında ve ergenlik sivilcelerinin giderilmesinde de etkin yararlan görülmüştür.
ANDIZ PEKMEZİNİN FAYDALARI:
Andız pekmezi; bronşit, öksürük, sarılık, kaşıntı, egzama, mide bulantısı, akciğer, karaciğere faydalı bir pekmezdir. Bütün pekmez cinslerinde olduğu gibi kan yapıcıdır ve enerji verir
ANDIZ ÇAYI : İki tutam andız otu kökü, birer tutam dulavrat otu ve şevket otu çaydanlıkta demlenir. Hazırlanan demleme, bal ile tatlandırılarak günde üç bardak içilir.
FAYDALARI : Tıpkı pekmezi gibi andız çayı da; Anjin, bronşit, öksürük, astım, boğmaca gibi hastalıklarda yarar sağlıyor. Hazırlanan karışımlar süzüldükten sonra çay olarak içilebiliyor.
* Andız çayının, deri hastalıklarında ve ergenlik sivilcelerinin giderilmesinde de etkin yararlan görülmüştür.
HATMİ ÇİÇEĞİ ÇAYININ YAPILIŞI VE FAYDALARI
Kış geldi. Çay zamanı. Soğuk havalarda içimizi ısıtacak bir bardak çaya hayır diyemez, pek çok insan. Peki bu kış bir değişiklik yapop, siyah çay dışında bitki çaylarını denemeye ne dersiniz ? Sizlere hatmi çiçeği çayı tarifi vermek istiyorum.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 3 tutam hatmi çiçeği,
* 1 tutam kantaron,
* Yarım tutam nergis çiçeği,
* Yarım tutam portakal babuğu rendesi,
* Süt,
* Şeker,
* Su
HAZIRLANIŞI : Hatmi çiçeğ,kantaron, nergis ve portakal kabuklarını, suyun içinde 10 dakika kaynatın. Elde ettiğiniz karışıma süt ve şeker ilave ederek, yemeklerden sonra birer bardak için.
HATMİ ÇİÇEĞİ ÇAYININ FAYDALARI :
* Vücuttaki yeli dağıtır.
* Göğüsü yumuşatır.
* Hazımsızlık sorununu çözer.
* Anne sütünü çoğaltır.
* Sarılığı engeller.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 3 tutam hatmi çiçeği,
* 1 tutam kantaron,
* Yarım tutam nergis çiçeği,
* Yarım tutam portakal babuğu rendesi,
* Süt,
* Şeker,
* Su
HAZIRLANIŞI : Hatmi çiçeğ,kantaron, nergis ve portakal kabuklarını, suyun içinde 10 dakika kaynatın. Elde ettiğiniz karışıma süt ve şeker ilave ederek, yemeklerden sonra birer bardak için.
HATMİ ÇİÇEĞİ ÇAYININ FAYDALARI :
* Vücuttaki yeli dağıtır.
* Göğüsü yumuşatır.
* Hazımsızlık sorununu çözer.
* Anne sütünü çoğaltır.
* Sarılığı engeller.
PAPATYA ÇAYININ FAYDALARI
Kır papatyası, kurutulup saklanırsa, bitki çayı olarak da kullanılır. Papatya özellikle idarar yolu enfeksiyonları ve böbreek hastalıklarına iyi gelirken, papatya çayı daha fazla fayda sağlamak amacıyla, kullanılabilir. Papatya çayının faydalarına bir bakacak olursak ;
PAPATYA ÇAYININ FAYDALARI ;
* Papatya çayının, Spazm çözücü, gaz gidericidir.
* İltihaplanmaları iyileştirici özelliği vardır.
* Mide hastalıklarına, özellikle ülsere karşı koruyucu etkisi vardır.
* Adetsancılarını gidermekte kullanılır.
* Bağırsakları çalıştırır, kabızlığı önler.
* Romatizma ağrılarını hafifletir.
* Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir.
* Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir.
* Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.
PAPATYA ÇAYININ YAPILIŞI : 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek, kaynar su dolu orta boy bir demliğe konur, demlenmeye bırakılır (kaynatılmaz) ve 8-10 dakika demlendikten sonra süzülüp içilir.
PAPATYA ÇAYININ FAYDALARI ;
* Papatya çayının, Spazm çözücü, gaz gidericidir.
* İltihaplanmaları iyileştirici özelliği vardır.
* Mide hastalıklarına, özellikle ülsere karşı koruyucu etkisi vardır.
* Adetsancılarını gidermekte kullanılır.
* Bağırsakları çalıştırır, kabızlığı önler.
* Romatizma ağrılarını hafifletir.
* Gargara suyu halinde kullanıldığında ağız ve boğaz yaralarını giderir.
* Papatya suyu ile sabah akşam göz banyosu yapıldığında, çapaklar engellenir.
* Saça sürülüp güneşe çıkıldığında saçın rengini açar.
PAPATYA ÇAYININ YAPILIŞI : 1 tatlı kaşığı dolusu çiçek, kaynar su dolu orta boy bir demliğe konur, demlenmeye bırakılır (kaynatılmaz) ve 8-10 dakika demlendikten sonra süzülüp içilir.
MİGREN İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜMLER
Migren, sebebi tam olaraka tespit edilememiş bir hastalık. Ama, daha çok kadınlarda ve çok stresli insanlarda görüldüğü tespit edilmiş. Migren hastaları için, şifalı bitkilerden oluşan kürlerimiz, epey yararlı olacak gibi görünüyor.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 tatlı kaşığı defne yaprağı,
* 1 tatlı kaşığı,
* 1 tatlı kaşığı fesleğen,
* 2 su bardağı kaynatılmış su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Suyun içene, hafif ezilmiş defne, oğul otu ve fesleğen koyularak 15 dakika demlenecek. Demlenen bu sıvı karışımı ılık olarak yudumlanarak yavaş yavaş içilmeli. Şeker hastalığı olmayanlar bir kaşık bal ile tatlandırabilirler. Günde 2-3 fincan içilecek olan u çay, 1 ay boyunca içilmelidir. Gün içerisinde çay, kahve yerine adaçayı, ıhlamur, oğul otu bitki çaylarının tercih edilmesi çok daha faydalıdır.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 tatlı kaşığı defne yaprağı,
* 1 tatlı kaşığı,
* 1 tatlı kaşığı fesleğen,
* 2 su bardağı kaynatılmış su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Suyun içene, hafif ezilmiş defne, oğul otu ve fesleğen koyularak 15 dakika demlenecek. Demlenen bu sıvı karışımı ılık olarak yudumlanarak yavaş yavaş içilmeli. Şeker hastalığı olmayanlar bir kaşık bal ile tatlandırabilirler. Günde 2-3 fincan içilecek olan u çay, 1 ay boyunca içilmelidir. Gün içerisinde çay, kahve yerine adaçayı, ıhlamur, oğul otu bitki çaylarının tercih edilmesi çok daha faydalıdır.
CİVANPERÇEMİ ÇAYI VE FAYDALARI
GEREKEN MALZEMELER ;
* 1/2 tatlı kaşığı, ince kıyılmış civanpeçemi,
* 1 orta boy su bardağı dolusu kaynar su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Civanperçemini, kaynayan suyun içinde, haşlayın ve 30 saniye bekledikten sonra süzün.: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy 1 su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2 defa taze olarak, çay gibi için.
FAYDASI : Mide ağrılarına ve mide kramplarına çok faydalıdır.
* 1/2 tatlı kaşığı, ince kıyılmış civanpeçemi,
* 1 orta boy su bardağı dolusu kaynar su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Civanperçemini, kaynayan suyun içinde, haşlayın ve 30 saniye bekledikten sonra süzün.: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy 1 su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2 defa taze olarak, çay gibi için.
FAYDASI : Mide ağrılarına ve mide kramplarına çok faydalıdır.
YORGUNLUK VE BİTKİNLİK HALİ İÇİN GİNSENK KÜRÜ
Dönem dönem, insan kendini halsiz ve bitkin hisseder. Bu yorgunluk ve bitkinlikten kurtulmadıkça, hayatın tadı da tuzu da olmaz. Peki yorgunluk ve bitkinliği nasıl yenmeli ? Doğanın sihirli gücünden faydalanılabilir mesela. Bu sihirli güçlerden birisi de ginseng. Ginseng, iyi bir enerji kaynağıdır. Ginseng çayını içerek enerji sağmanız mümkün olacaktır.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 fincan kaynar su,
* 1 çay kaşığı ginseng
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kaynar suyun içine ginsengi atın ve 5 dak demlendirin. Süzdükten sonra içebilirsiniz. Yalnız önemli bir konuyu da hemen hatırlatalım. Günlük içeceğiniz miktar 1 fincandır. Fazlasını kullanmayınız.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 fincan kaynar su,
* 1 çay kaşığı ginseng
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kaynar suyun içine ginsengi atın ve 5 dak demlendirin. Süzdükten sonra içebilirsiniz. Yalnız önemli bir konuyu da hemen hatırlatalım. Günlük içeceğiniz miktar 1 fincandır. Fazlasını kullanmayınız.
ÖKSÜRÜKOTU ÇAYININ FAYDALARI
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki,
* 1 bardak kaynar su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Öksürük otu, suda haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak çay, bal ile tatlandırılarak içilir.
ÖNEMLİ UYARILAR : Mukoza tahrişlerine karşı kullanıldığında tatlandırılmamalıdır. Bir yıl içindeki kullanım süresi 6 haftayı aşmamalıdır. Hamilelik ve emzirme sürecinde kullanılmaz.
FAYDALARI : Balgam söktürücü ve dağıtıcı özellikleri ile, öksürük, bronşit, gırtlak ve ağız içi nezlesi, bronşiyel astım, zatülcenp ve hatta akciğer amfizemi gibi hastalıklara karşı kullanılabilir. Mide ve bağırsak mukozasının tahrişine karşı kullanıldığında büyük rahatlıklar sağlar.
* 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki,
* 1 bardak kaynar su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Öksürük otu, suda haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak çay, bal ile tatlandırılarak içilir.
ÖNEMLİ UYARILAR : Mukoza tahrişlerine karşı kullanıldığında tatlandırılmamalıdır. Bir yıl içindeki kullanım süresi 6 haftayı aşmamalıdır. Hamilelik ve emzirme sürecinde kullanılmaz.
FAYDALARI : Balgam söktürücü ve dağıtıcı özellikleri ile, öksürük, bronşit, gırtlak ve ağız içi nezlesi, bronşiyel astım, zatülcenp ve hatta akciğer amfizemi gibi hastalıklara karşı kullanılabilir. Mide ve bağırsak mukozasının tahrişine karşı kullanıldığında büyük rahatlıklar sağlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)