26 Mart 2008 Çarşamba

HOODİA GORDONİİ BİTKİSİ

Eğer şu ana kadar Hoodia Gordonii Bitkisi hakkında hiçbir şey duymadıysanız, hazırlanın.Çünkü bundan sonra oldukça fazla duyacaksınız.

Hoodia Gordonii doğal bir iştah kesicidir. Her ne kadar bu bitki üzerinde son 30 yıldır çalışma yapılmakta olsa da, dünya ile tanıştırılması sadece 2004 yılında başlamıştır. Obeziteye karşı savaşta kullanılan doğal ürünlerin içinde en güçlü olanıdır. Güney Afrika' da Kalahari Çölü'nde yetişmekte olan kaktüs görüntülü bir bitkidir. Hoodia, bu bitkinin genel adı olmakla birlikte bu isim altında çok fazla çeşidi bulunmakta, ancak sadece GORDONII çeşidi iştahın kesilmesini sağlamakta ve açlığa dur demektedir. Bölge halkı da yıllardır bu bitkiyi çölde ava çıktıklarında bu amaçla kullanmaktadır.

Hoodia Gordonii, salgı yolu ile beyine gönderdiği sinyallerle insana yemek yemiş ya da aç değilmiş etkisini vermektedir. Şu ana kadar yapılmış binlerce deneyde hiçbir yan etkisi saptanmamıştır.

Zayıflatan Bitki Cayları

Zayıflamak isteyen insanlar ile yapılan testlerin sonuçlarına göre, bu 7 özel bitki bir arada alındığında, kilo vermek isteyenlerin kabusu olan yiyecek ve içeceklerin vücuda vermiş olduğu kalorilerin etkisi inanılmaz ölçüde yavaşlamakta, ayrıca vücut yağlarını düzenleyen sistem de uyarılıp kamçılanmaktadır.

Yeşil Çay

Yeşil Çay:

* Anti enflamatuar, hücre yenileyicidir.
* Arterioskleroz riskini azaltır.
* Damar sertliğinden koruyor. Kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önlüyor.
* Deriyi besler
* Kalp ve dolaşım sistemini olumlu etkiler.
* Kemik erimesini engelliyor.
* Kilo verdirir.
* Mide ve bağırsak problemlerini hafifletir.
* Migreni geçiriyor.
* Sürekli kullanımı, romatizmal hastalıkların tedavisinde fayda sağlar.
* Vücuttaki yağların yakılma sürecini hızlandırarak diyetleri destekler.
* İstenmeyen yağların %30'unu absorbe eder.

Domates Yemeyi İhmal Etmeyin

Domates Yemeyi İhmal Etmeyin Sağlığa faydası saymakla bitmeyen domatesin yenilmesi, yaklaşık 150 yıl önce günah sayılmış, iğrenç bulunmuş, tohumunda akrep ürediği ve zehirli olduğu düşünülerek sadece süs bitkisi olarak değerlendirilmişti. Anavatanı Güney Amerika olan domates, kıtanın keşfiyle beraber Avrupa ya girdi. Önceleri rengi sarı olan ve zehirli olduğu düşünülen domates, uzun süre bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirildi. Tarihteki itilmişliğine karşın, bugün sofraların ayrılmaz bir parçası haline gelen domatesin, başta kanser olmak üzere birçok hastalığın önlenmesinde etkili olduğu biliniyor.

Bol C ve E vitamini, zengin mineral ve organik asitler içeren, bünyesinde bulunan likopen adlı madde sayesinde kanser önleyici özelliği olan domates, aynı zamanda kanı sulandırıcı ve damar yumuşatıcı özelliğiyle tansiyonu düşürüyor. En güzel yanı ise pişirildiği zaman C vitamini hariç diğer özelliklerinden hiçbir kayba uğramıyor. Domates, şeker ve böbrek hastalarına da tavsiye ediliyor. Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile tıbbi değeri çok yüksek olan domates, vücuda kükürt, fosfor ve organik sodyum veriyor. Domatesteki C vitamini ise önerilen günlük vitamin miktarının yüzde 50 sini geçiyor. Ayrıca damarları yumuşatıyor, kanı durultuyor, üreyi düşürüyor, vücudu gençleştiriyor, kabızlığı önlüyor, kalp ve karaciğer bozukluklarına iyi geliyor. Böbrekleri çalıştırarak idrar söktüren domates, hazmı kolaylaştırıyor, hamur işleri, bol yağlı yemeklerle tüketildiğinde de soda etkisi yapıyor.

Ekinezya Soğuk Algınlığından Koruyor

Lancet Enfeksiyon Hastalıkları dergisinde yayınlanan sonuçlara göre; ekinezya bağışıklık sistemini güçlendirip, soğuk algınlığını %86 oranında engelleyebildiği gibi ayrıca hastalığın süresini de kısaltabiliyor.

Ekinezya bitkisinin yararları, İngiltere’de bir kez daha masaya yatırıldı. Uzmanlar, 14 farklı araştırmanın ardından ekinezyanın vücudu soğuk algınlığına karşı korumada etkili olduğu sonucuna vardı. Araştırmaya göre; ekinezya C vitaminiyle birlikte kullanıldığında soğuk algınlığına yakalanma riskini yüzde 86 oranında düşürüyor. Tek başına kullanıldığında da bu oran, yüzde 65 civarında.

Araştırmanın ilgi çekici bir diğer sonucuysa, bu bitkinin sadece soğuk algınlığını engellemekle kalmayıp aynı zamanda hastalığın süresini de bir buçuk gün kadar kısaltabilmesi.

Ancak İngiliz uzmanların bitki çaylarına düşkün olanlara bir de uyarısı var. Ekinezyayı daha çok bağışıklık sistemi zayıf kişilerin kullanması tavsiye ediliyor. Ancak bu sürenin bir-iki haftadan uzun sürmemesi, vücudun doğal bağışıklık mekanizmasının arada sırada takviye edilmeden kendi haline bırakılması gerektiği vurgulanıyor.